
Sidney Young hem ün sahibi olmaya çalışan, hem de bu ışıltılı dünyayı hakir gören düşkırıklığına uğramış bir entelektüeldir. Alternatif dergisi Post Modern Review medyadaki ünlüleri rahatsız etmektedir. Ancak kendisine taban tabana zıt bir mufazakar New York dergisinden iş teklifi gelince, bir anda işler karışır. Kendisini New York’ta bulan Sidney, küçümsediği bu ışıltılı dünyanın artık tam göbeğindedir
devamını oku…

Yapım:2008 ~ ABD, Kanada Tür:Komedi Yönetmen:Steven Schachter Senaryo:William H. Macy, Steven Schachter Senaryo (Kitap):Peter Lefcourt Yapımcı:Keri Nakamoto, Irene Litinsky, Michael Prupas Görüntü Yönetmeni:Paul Sarossy Müzik:Jeff Beal Dağıtım:35 Milim FilmcilikSüre:1 saat 38 dkGösterim Tarihi:19 Aralık 2008 (Türkiye
devamını oku…

Her macerasında çok komik deneyimler yaşayan talihsiz kahramanımız Mr. Bean, yeni macerasında Fransız Riviera’sına tatile gider. Amacı tatilini yaparken bir yandan da film çekmektir. Ancak sinemasal amaçlarla ve niyetlerle çıktığı bu Avrupa macerasında da beklemediği komik tuzaklara düşecektir. Londra’nın sıkıcı ve nemli havasından bıkkınlık getiren Mr. Bean, valizlerini ve kamerasını yüklendiği gibi plajlarda güneşlenmek için Güney Fransa’nın (Cannes’ın) yolunu tutar. Ancak yolculuğu zannettiği kadar sıradan,sakin,sorunsuz,tekdüze, kazasız belasız ve rutin geçmez. Mr. Bean’ın diğer maceralarında olduğu gibi hiçbir şey yolunda gitmez. Türlü türlü şanssızlıkların ve talihsiz tesadüflerin birbirini kovalaması üzerine Mr. Bean Güney Fransa’da çekmeyi düşündüğü avangart filmini neredeyse yapamayacak hale gelir. Mr. Bean’ın tatil yapacağı mekana Romanyalı bir film yönetmeninin küçük oğlu ve gelecek vaad eden güzel bir yıldız adayı da birlikte gelince Mr. Bean yanlış anlaşılır. Kimileri onun çocuk kaçırdığını; kimileri de ünlü bir yönetmen olduğunu zanneder. Yarattığı kargaşa ortamıyla Fransız sahillerinin huzurlu ve sakin ortamının altını üstüne getirdikten sonra durumu açıklamak yine Mr. Bean’e düşer. Jandarma tarafından gözaltına alınacak mıdır, yoksa bu olaylar zinciri Mr. Bean’in Cannes Film Festivali büyük ödülü Altın Palmiye’yi kazanmasıyla mı sonuçlanacaktır?
devamını oku…

Komedi türündeki filmde gazeteci Bob Wilton‘ın Amerikan ordusunda psişik askerlerin yetiştirildiği özel bir birim olduğunu öğrenmesi ve bu askerlerin en iyisi olduğu söylenen Lyn Cassady ile absürd bir maceraya balıklama atlaması anlatılıyor.
devamını oku…

Miley Stewart, gizli pop-star kimliği ile okulu ve arkadaşları arasında denge kurma mücadelesi vermektedir. Ancak hızla artan şöhreti ve popülerliği özel hayatına egemen olunca herşeyi oluruna bırakır. Bunun üzerine babası, gerçeklerle yüz yüze gelmesi için onu Tennesse’deki Crowley Corners’taki evine çağırır. O andan itibaren Hannah Montana’nın bile hayal edemeyeceği çapta eğlence, kahkaha ve romantizm dolu bir macera başlayacaktır.
devamını oku…

İki üniversite öğrencisi, film çekmeye soyunur ve şans eseri kendilerini finanse edecek bir yapımcı bulurlar. Ancak yapımcının bir şartı vardır: Filmin başrolünde, ünlü porno yıldızı Candy Fiveways’in yer alması. İkili, ne yapıp edip Candy’e ulaşır ve onu ikna ederler. Ancak bu sefer de, ailelerinden ve okul yönetiminden gizli olarak filmin çekimlerini tamamlamak gibi bir dertleri vardır. Ayrıca finansörleri olan yapımcı, sandıkları kadar iyi niyetli değildir.
devamını oku…

Uzun soluklu bir gelin nedimeliği kariyerini sürdürmeye karar vermiş gibi duran Jane’in kendi mutlu sonu her ne kadar pek ufukta gözükmemekteyse de, gizliden gizliye aşık olduğu patronunun kalbi, kız kardeşi tarafından çalınınca, Jane de bu nedimelik kariyerinin bir yerlerinde hata yapmış olabileceğini düşünerek, herşeyi, tekrar gözden geçirir.
Jane her zaman için çevresindeki kişilere çok iyi davranan ve onların mutluluğunu önemseyen bir insan olmuştur. Ama bu özenin küçük bir kısmını bile kendine göstermemektedir. Bütün yaşamı insanları mutlu edebilmek üzerine kurulu olan Jane, gardrobunda duran yirmiyedi tane nedime elbisesi ile bunu kolayca kanıtlayabilecek durumdadır. Önemli akşamlardan birinde Jane, Manhattan ve Brooklyn arasındaki farklı düğün organizasyonları arasında mekik dokuyup nedimelik kariyerini yüzünün akıyla kotarırken, bu düğün bağımlısının yeteneği gazetesinde gelinler hakkında yazı yazan gazeteci Kevin’ın gözüne takılır.
Jane, Kevin’ın kuşkucu mantığının kendisinin değer verdiği hemen hemen her şeyin (yani düğünlerin) mantığının karşısında olduğunu farkeder. Jane’in bir zamanlar mükemmelen düzenlenmiş hayatını daha da karmaşıklaştıracak bir adım, kendi kız kardeşi Tess (Malin Akerman) tarafından atılır. Tess, Jane’in patronu olan George’un kalbini anında çalar. Tess, her zaman yardımsever olan ablasına planlanması gereken bir düğün daha çıkartır: Kendisi ve George’un düğünü. Fakat Jane’in George’a karşı olan duyguları onu sarsıcı aydınlanmalara ve belki de yeni bir hayatın başlangıcına sebep olacaktır.
devamını oku…

The New Guy, her şeye sıfırdan başlamak ve kendini yeniden keşfedip, geliştirmek üzerine neşe dolu bir kolej hikayesi.
devamını oku…

Van Wilder efsanesini hepiniz biliyorsunuz… Peki, bu efsane nasıl başladı öğrenmek ister misiniz?
Van Wilder’ın üniversitedeki ilk senesidir ve partiye hazırdır… Yalnız üniversiteye vardığında onu kötü bir sürpriz beklemektedir… Coolidge College’deki bütün kızlar bekaret yemini etmiştir ve sert bir rektör, üniversiteyi sert kurallarla yönetmektedir. Van Wilder için bu durum sürdürülemez… Üniversite hayatı boyunca yaptığı tek şey bu olsa da, Van Wilder okulunun partisizliğine bir son verip özgürlük getirmelidir…
devamını oku…

Karısının ölümünün ardından çocuklarıyla ilişkisinin koptuğunu fark eden dul bir baba çocuklarıyla tekrar ilişki kurduğunda aslında hiçbirinin hayatının mükemmel olmadığını fark edecek.
devamını oku…